Thursday, November 30, 2006


Acik Arttirma Kapanis Saati: 7 Aralik, 17:08/ Auction End Time: Dec 07, 07:08 PST
Her name is Lulu. She was a beauty in her youth.
Lulu, huzunlu Lulu.

Wednesday, November 29, 2006

"The Bosphorus"

Acik Arttirma Bitis Saati: 6 Aralik, 18.32, Istanbul; Auction End time: Dec 06, 08:32 PST
The curtains of each and every house facing Bosphorus are almost almays left open. While residents enjoy the unbelievably beautiful view, vice versa happens, the Bosphorus watches them at the same time. All secrets revealed. Discussions, passionate moments and so on. No good to take it for granted.
Now I know where I am leading. Composition, photographic angles, conteurs, lights and shadows... Never in my life, I finished two paintings in a row. So had no chance to see what was going on, where actually I was leading. I think now it shows a bit. Let's see what comes next.
The worst thing is to find a theme. And no time to search for it. Painful in need of a large surface color, the blue became the sea, the sea became Bosphorus, the other formal elements followed easily. I feel like now I am making more out of abstract approach. But never eliminating figures.
Bogaz'a bakan tum evlerde perdeler aciktir. Onlar Bogaz'i seyrederken, Bogaz da o evlerde olup bitenleri seyreder. Bogaz'a sirlarini verir tum sakinler; kavgalar, asklar onun gozleri onunde yasanir. Alismamak gerek, sirtini donmemek gerek bu guzellige. Cok siirsellesiyorum hayirdir:)
Gidisatim belli oldu, kompozisyon, acilar, konturler, golgeler, isiklar... Hayatimin hic bir doneminde-kucuk ressam Yapincak'i saymazsak, iki gun ardarda resim yapmadim. Coook gunler arayla resim yaptim, onun icin gidisatim, ilgi agirligim nerelerde belli olmadi hic izleyene. Galiba simdi bir seyleri ele veriyorum. Bekleyecegiz, gorecegiz, bu yolculuk nereye goturecek.
Konu bulmak en buyuk sikinti. Malzeme toplamaya ise vakit yok. Genis bir renk lekesi ihtiyaci ile kivranirken, mavi leke, Bogaz oldu, gerisi cabuk doldu. Dikkat ediyorum, konu mazeret; soyut yaklasim, sevdigim figurlere donusuyor.

Tuesday, November 28, 2006

"A Hard Day's Night"

To purchase/Satin Almak icin:
Remember those days, you had a hard day and finally you are at home. Tired but relaxed after all those working hours. A little bit here, a little bit there, slow and easy. Day and night, just like black and white. Have a good rest, enjoy.
Zor bir gunun sonrasi, tum streslerin gectigi anda kendini gosteren sakinlik. Biraz orda, biraz burda gecirilen tembellik, biraz hayal kurmak belki. Yavas ve agirdan. Siyahla beyaz gibi gunun hiziyla, gecenin agirligi. Iyi geceler...

Monday, November 27, 2006

"Composition with Mirrors"

So this is the painting of today. Just finished, no good light out there. So please come back tomorrow for a better view. This is new for me, I've become very much interested in mirrors lately. But not necessarily the repetitive images they create; but their relationship with the walls, other architectural elements seen through the glass and etc.
Last week, the painting I enjoyed the most was the "Interior" of Thursday 23rd. Mirrors again. But: Scientific approach is not necessary. Because I play around for the needs of the composition, the colors and the likes. So you can play your own game too. Try to find out the scientific rights and wrongs.
This is the secret place of the ladies, the hairdresser's. No details though. I like it this way. Hope you like it too.
Bugunun resmi. Aynalar ilgimi cekiyor son zamanlarda. Gecen haftanin en zevk aldigim resmi bana gore "Interior"di-23 kasim resmi. Bu resim de o yaklasimin devami sayilabilir. Bir kuafor salonu, iki arkadas, yapilan saclar, kuaforle paylasilan hayat gercekleri... Ilham bir kac hafta once evlenen canim kuzenim Meltem'in dugun oncesi hazirliklarindan.
Benim aynalarimda fiziki gercekler aramayin. Cunku kafama ve resimsel ihtiyaclarima gore sekillendiriyorum aynada gormek istediklerimi. Genelde tekrar eden imgeler degil ilgimi ceken, aynanin diger yapisal elemanlarla ilgisi mesela, ya da ele verdigi mimari formlarin yarattigi geometrik olusumlar.
Detay yok, boyle birakmak istedim ve sevdim, umarim siz de seversiniz.

Revision of the first "a-painting-a-day week"

My first week paintings together. Please scroll down to read detailed posts about each painting. If you are willing to purchase a painting, please visit my eBay shop by clicking related links under each painting. The opening price is $100 and each will be listed for 7-days. For a start, I will mail free throughout Turkey. International buyers, please contact me for shipping details.

The weekend was really hard. As a computer illiterate person, I tried my best to fix these things here. Spent all time with this. Completely out of energy right now for another week :( But I will charge myself up now. Because...the sitemeter shows 362 at this very moment!!! Thank you so much! So moving on for the second week of the marathon.

Her gun bir resim haftamin ilk resimleri. Resimlerle ilgili detayli bilgi eski postlarimda. Satin almak isteyenler her resmin altindaki "click here to bid on eBay" yazisini tiklayabilirler. Resimlerin satisi ile ilgili bilgiler orada. Acilis fiyati 100 dolar. Acik arttirma sistemi var. Resimler bir hafta vitrinde kaliyor. Odemeler PayPal araciliginda kredi karti ile guvenli sekilde yapiliyor. Sorulariniz icin lutfen arayin, baslangic olarak Turkiye'ye kargo ucreti bana ait.

Haftasonuna gelelim, tam anlamiyla allak bullak gecti. Gezip malzeme toplamayi dusunurken, bilgisayar basinda bu isleri halletmem gerekti. Ve ben bilgisayarda cok kotuyum! Yeni bir hafta icin gucum gercekten yok su an. Ama guclenecegim! Cunku...biraz once sayfami tam 362 kisini ziyaret ettigini ogrendim! Sizlere ne kadar tesekkur etsem az. Cok mutluylum.

Ve simdi... Is basina!

Sunday, November 26, 2006

Scroll Down to See The Paintings

No paintings for two days. The weekend! After a year weekends seem so precious again. Tomorrow paintings will be available for purchase on eBay. Before that, I'd like to share some thoughts on the "painting-a-day" practice.

After not painting for long, I thought "one line, one color a day" rule will work for me for a start. Starting could lead finishing in some cases. But surfing in the net those days, I realized there was a craze called "a-painting-a-day". Just the thing in my mind. People were working each day, exhibiting their works, communicating with their followers and making money at the same time.
Duane Keiser is the first artist blogger. He started to paint "postcard paintings" and offered them on eBay back in 2004. Many followed. Please refer to the link "Daily Painters in USA Today" in the sidebar. Good info about the daily painting process.

Also visit the "Daily Painters" page which exhibits more than 100 painters' works in one page (link in the sidebar). After increasing the popularity of my blog, I will be able to join there as well. (So looking for your help :) There you will find amateur efforts and artistic presentations side by side. I think this is the good thing about it. The shared effort is what it means.
For me, this is a daily effort to improve my art. My paintings are a bit bigger in size. And I don't paint daily objects unlike most of the works there. (However, this causes a little trouble choosing a subject each day!) My opening prices will be lower than my gallery prices. I believe the important thing is to be able to continue this effort and to communicate as many people as the internet lets through my art. THANKS TO EVERYONE AGAIN!

Resimsiz ama yogun bir haftasonu. Bir yil aradan sonra haftasonlari tekrar degerli. Yarin ilk kez resimlerim eBay'de satisa sunulacak. Bundan once ise, giristigim sistemle ilgili bir kac noktayi paylasmak istedim.

Gecen aylarda heykel yapmaya basladigimda, heykel calistigim her gunun sonunda isin fotografini cekip blogumda sergiliyordum. Bir cesit eserin cikisinin tarihcesi olusuyordu boylece. Sonra tekrar resme donmenin hayalini kurdugum surec icinde kendime her gun bir cizgi, bir renk kuralini koymayi dusundum. Tembellikten uzaklasmak ve is uretmek icin en guzel baslangic. Iste o aralar internetle olan siki fiki iliskim sonrasinda, her-gun-bir-resim diye bir furyanin varligindan haberdar oldum. Tam dusundugum sey. Insanlar uretiyorlar, sergiliyorlar, izleyicileriyle iletisim kuruyorlar ve bu calismalardan para kazaniyorlarlardi.

Yaptigi kartpostal ebadindaki mini calismalari "a-painting-a-day" basligi altinda izleyicilerine sunan Duane Keiser bu ise 2004 yilinda baslamis. Kendisi ile ve bu furya ile ilgili guzel bir makaleye (ingilizce) yan kolondaki "Daily Painting in USA Today"i tiklayarak ulasabilirsiniz. Genel bir bakis, biraz fikir vermesi acisindan guzel.

"Daily Painters" adli link'te ise eserleri galeri duzeninde sergilenen 100'un uzerinde sanatcinin isine rastlamak mumkun. Ben de basvurdum ancak once blogunuzun populerligini saglamaniz gerekiyor. (Yardimlarinizi rica ederim :) Dikkatinizi cekerse amator yaklasimlarla, bu piyasada aktif olan bazi sanatcilarin gunluk calismalari yanyana.

Ne olursa olsun bunun, keyifle sergilenen bir emek olduguna inaniyorum. Benim icin ise kendi resim calismalarimi gelistirmek icin gunluk keyifli bir caba. Resim calismalarim ebat olarak o sitede takibedeceginiz genelden biraz daha buyuk, konu olarak cogu ressamin yaptigi gibi gunluk nesnelerle kisitli degil-bu tabii konu seciminde buyuk zorlugu da yaninda getiriyor. Fiyat olarak ise galeri fiyatlarimin cok disinda bir acilis yapmayi dusundum. Onemli olan bu aliskanligi surdurebilmek ve internet ortaminin sagladigi mumkun olan en cok sayida izleyenle birebir iletisim kurmak. Hergun bu sayfayi tiklayanlar, cok degerlisiniz! Herkese tekrar TESEKKURLER!

Saturday, November 25, 2006

"A-painting-a-day" on eBay

Starting from Monday 27th, my paintings will be offered on eBay. Please note!

27 Kasım Pazartesi'den itibaren resimlerim eBay'de satista!

Friday, November 24, 2006

"Friday Painting"

Today, the last day of my first "a-painting-a-day" week. I am exhausted. Besides, I had some other duties for today as well. So I arrived my studio pretty late, did some sketches and started a painting. But it turned out that I didn't enjoy it much. Actually I did but overworked on it, so it became a bit stiff and too controlled. So...this one is the one I did leaving the other aside. A quick oil painting, like a sketch. Uncontrolled and expressive, I call it the "Friday painting". Hope you enjoy it.
At the weekend I am planning to share my thoughts about "a-painting-a-day" practice. Please come back.
Bugün "her gün bir resim"in ilk haftasının son günü. Yorgunluğum tarif edilemez. Üzerimden tır geçmiş gibi. Rüyamda resim yapıyorum, kalkınca konu arıyorum... Bugün yeni bir resme başladım, ve çok iyi gelişti ama maalesef durmayı bilemedim. Resimde önemli bir nokta. Fazla kontrollü göründü gözüme ve geriye dönüş çok zor olacaktı. Onu bir kenar bırakıp, yukardaki resmi yaptım. Çok çok kısa bir sürede, ilkinin aksine kontrolsüz ve coşkuyla çalıştım. Diğerlerinden farklı bu resmin adı "Cuma Resmi" olsun.
Haftasonu "her gün bir resim" çalışmalarıyla ilgili bir kaç düşüncemi yazmayı planlıyorum. Görüşmek üzere.

Thursday, November 23, 2006

"Interior with Mirrors"

oil painting on canvas, 7"x9.5" (18x24 cm)

Today I did some shopping, bought new brushes, paints and new medium. After shopping I went to some place to have some snacks. So this painting is after the sketch I did there. New features added :)
Kadıköy'de bir sürü boya, yağ ve fırça aldım. Niyetim tuali değiştirmekti ama istediğim şeyleri bulamadım. Ne istediğimi de pek bilmiyorum. Bildiğim herkesin bunları kendi yaptığı, ama bir de bununla uğraşırsam gerçekten pilim bitecek. Bundan sonra duralitin üzerine denemek istiyorum, detaylar daha kolay işlenebilecek zannedersem böylelikle, fırça akışı da kendini gösterecek. Artık gelecek haftaya... Alışverişten sonra bir şeyler atıştırmak için bir yere girdim, orda da bu resme ilk adım olacak bir eskiz yaptım. Çok şey eledim, çok şey ekledim, bu resim çıktı. Sevdim.

Wednesday, November 22, 2006

"Lost in a Moment"

Third day, third painting. Tried to finish before evening in order to get good shots under the daylight. I finished but I am still bad at taking photos. Wish you saw the originals... After the playful painting of yesterday, here I am with this simple subject, yet a difficult one. I am enjoying these colors though, the ones who checked my portfolio ("Yapincak's Portfolio" in the sidebar) would realize the change-from grays to whites and colors.
I would like to thank the ones who leave comments on this page for keeping this blog alive. And also thanks for Basak, Atilla, Ulku&Mike, Kardem, Mine, Zeynep, Cagla&Bob and my beloved piano teacher from Bilkent University who is now teaching and continuing his piano career in the States, Namik Sultanov for their mails. Your comments and good wishes mean a lot. They give me the energy and the excitement I need to achieve this task.
Üç gün, üç resim. Zor iş. Yine de zevkli. Beni pes ettirmeyen mesajlarınız aslında! Yo, yine de söylemem gerek, çok keyifle çalışıyorum, bunca aradan sonra büyük zevk. Dünkü coşkulu resimden sonra, bugün biraz sakinlik. Yandaki linki tikladiysaniz (Yapincak's Portfolio) eski resimlerimle aradaki farki fark etmissinizdir. Grilerden sonra, beyazlar ve parlak renkler.

Tuesday, November 21, 2006

"The Bazaar"

Last summer we went to Alacati, the charming village near Cesme. The bazaar we visited was a real marvel for a painter with its big colorful umbrellas and the fresh fruit and vegetables of all sorts. After the painting I did yesterday, I realized I wanted to continue with the "whites". So no fruits in this little painting, but a lot of white variations finding their way between the colorful panaroma of the umbrellas. And sharp shadows in the service of the "whites"-or the lights.
Geçen yaz Babylon'un açılışı için Alaçatı'daydık. Harika bir yer, gerçek bir sürprizdi benim için! Pazarı ise daha o zaman bugünün hayalini kurdurmuştu. Renkli şemsiyeler ve kızgın Ege güneşinin keskin ışık-gölge oyunları. Belki bir gün aynı konuyla ilgili daha büyük bir çalışma daha yaparım. Beyazlarla oynamak hoşuma gidiyor.

Monday, November 20, 2006

"Waiting for the Muse"

OK it wasn't easy at all. I couldn't start till the afternoon. I didn't know what to do. This break was way too long. Then...I decided to paint my studio with the blank canvas and me hopelessly waiting for the muse. I like the strange architecture of the little window up there. Probably I will be working on it again some time.
The photo quality is bad, I know, I will try to download a better version next time.
Oldu, bir gün bir resim. O kadar uzun ara vermişim ki... Başlangıç çok zor oldu, malzeme eksiklerim de işi biraz daha zorlaştırdı. Konuya karar kılmak ise nerdeyse çıldırttı. En sonunda yeni atölyemi, henüz el değmemiş tualimi ve ilham perilerini beklerken kendimi resmetmeye karar verdim. Arkadaki küçük pencere çok hoşuma gidiyor, belki bir ara onu tekrar çalışırım. Fotoğraf kalitem çok kötü ama iyisini çekmeyi öğreneceğim söz. Hadi devam.

Saturday, November 18, 2006

Introduction for International Visitors

Hello all. I've just realized this blog is also having visitors from other countries. Good internet! So I decided to give a brief introduction about myself.

After having spent last couple of years being active in my main profession-I am a pianist and a piano teacher, I decided to start painting again. It's hard though, after being so many years out of practice. So I am hoping this "a-painting-a-day" challenge will warm me up somehow. Last week I rented a tiny room and now I am trying to turn it into a cosy studio. If everything goes fine, I will post my first new painting on Monday, Nov. 20th. You can also find some of my older paintings in (or just click the "Yapincak's Portfolio" link in the sidebar)

Please join me in this journey and feel free to post comments and to email me any time.
PS: This painting is a studio study I did back in 1998 at Arts Students' League, New York.
(Update: As I had planned back then, everything went well and I've posted almost 50 paintings until now. In the first months I was proud of not skipping a day without a painting but lately due to "my wonderful excuse"-pls check the post of feb 2nd-I'm running a bit slow. Rather than painting daily on a regular basis, maybe it will be better for me to work on longer paintings for some time. We'll see. Thanks a lot for visiting and for the comments left to this blog. I really appreciate that. Update on March 17th, 2007)

Coşku ve Atak

Kasırga, Aydan T., Bleda, Ömer, Melis, Müberra harikasınız! Çok teşekkürler. Her mesajla gülümsedim, cesaretlendim, çalışmak için sabırsızlandım, sonra da heyecanlandım.

Tataam işte iki gün kaldı. Böyle deyince de insanın gözünde bir büyüyor ki her şey! Neyse göreceğiz ne çıkacak, az kaldı. Ziyaretlerinizde, iki karalayıp beni mutlu etmek isterseniz her post'un altındaki comment yazısını tıklayarak da mesaj bırakabilirsiniz. Blogu canlı tutalım. Bundan önce iki blogum vardı. Sessiz sedasız doğdular ve bittiler gittiler, bu öyle olsun istemiyorum. Hatta bakarsınız resimler fena çıkmıyor, adresimi önerirseniz eşe dosta pek sevinirim.

(Bu arada bu akşam evsahibine gittik, son işlerle ilgili. Felaketti, anlatılamaz. Haremlik, selamlık ayrı odalarda oturduk. Öyle karardım, öyle etkilendim ki, yine nefesim sıkıştı bir tuhaf oldum. Galiba hayatımın üçüncü panik atağıydı. Bu beraberlik biraz zor yürüyecek)


Maceralı başlangıç. Temizlik bitti. Duvarların boyasını kimseye bırakmayıp, hayatımda ilk kez badana fırçasını elime almayı planlamıştım. Aldım da, önce beyaz plastik boyayı, sonra da fırçayı, daha doğrusu ruloyu-ya da silindir? Nedir? Ve... rezil ettim uzun lafın kısası. Kazımadan kalkışınca, kat kat geçmişin katmanlarını boyaya kattım, boyayla yeni katmanlar yarattım. Hepsi pürüzlü, hepsi sağlıksız yeni duvarlar yarattım. Çok da değil aslında, ikinci duvar parçasında pes ettim.

Şu an itibariyle, badana işi uzmanlarına devredildi. Ama bakıyorum da duvarlardaki kat kat renkler, yeni formlar, değişik yüzeyler yarattı. Önce soğuk odanın dört köşesinde dikilip seyrettim, sonra da çektiğim fotoları evirip çevirip karşısında dakikalar geçirdim.
Belki de ilk boya alıştırmalarım atölyenin duvarlarının verdiği ilhamla renklenir.

Thursday, November 16, 2006

Mekan Tamam

Evet evimin bir üst sokağında, kapısı müstakil, minicik bir atölye. Dinci bir evsahibi. Henüz boş ve soğuk bir oda. Tuttum! Artık mazeret yok. Yarın temizlenecek, haftasonu ise son malzemeler ve bir kaç ihtiyaç edinilecek. Yolculuk ise -umarım!- pazartesi günü başlayacak. Görüşmek üzere!

Wednesday, November 15, 2006

Yıllanmış Resimlerimden Bazıları

Link'i tıkladığınızda--veya copy/paste, eski resimlerimden bazılarını görebilirsiniz ("Yapincak's Portfolio" dosyası). Yeni resimler gelene kadar hep beraber bunlarla idare edeceğiz :)
İlk resim son sergimde satıldı. Diğeri Amerika'da Arts Students' League'de yaptığım stüdyo çalışmalarından biri.


Bir hafta Ankara yolculuğundan sonra bu sabah İstanbul'a döndüm. İlk iş dün gece internette bulduğum ilanın peşine düşmek oldu: Uygun fiyata bir küçük odacık! Adres belli oldu ki, bizim evin tam arka paraleli. İşte buna şans denir. Gidip gördüm, ufak, bakımsızca-ama tahminimden çok bakımlı. Ufak bir oda ve yanında mini mutfak ve banyo. Badana gerekiyor, kötü bir yeşil var duvarda. Sorun değil. Tavanlar biraz alçak, o da artık çok büyük resimler yapmadığımdan dolayı çok büyük problem sayılmaz. Bir penceresi var. İçerisi ne karanlık, ne aydınlık diyebilirim. İyi bir ışığa ve bir de ısıtıcıya ihtiyaç olacağı kesin.

Heyecanlandım. Yani hiç resim yapmazken ve mazereti her daim mekan yokluğuna bağlarken, mekanı elde edip yine eski tembellik alışkanlığına devam eder de bir tek resim bile üretemezsem ne olacak? Varsayımlar... Yaşamadan bilemeyeceğime göre, bu riske atılamakta bir sakınca görmüyorum. En önemli şey bir an önce tüketici durumundan üretici durumuna geçmek ve bunun için de çalışmak, çalışmak, çalışmak...

Tuesday, November 07, 2006

Resimsiz İlk Satırlar

Hergün bir resim yapma hedefini uygulamak için ne gerekir?

1. Zaman
2. İstek
3. Enerji
4. Uygun ortam

Uzun süredir resme ayıracak zamanım olmamıştı. Tam zamanlı bir işim ve aktif olduğum diğer mesleğim beni resim yapmaktan maalesef uzak tutuyordu. Artık o zamanları kazanmış durumdayım. Zamandan yana bir sorunum yok. Ve bunun bir lüks olduğunu da biliyorum.

İsteğe gelince, bu kadar özlemden sonra büyük bir istek birikmiş durumda. Rüyalarımda bile renklerle, çizgilerle boğuşmaya başlamış durumdayım!

Başka işlerle bunalmadığım için enerjim de yerinde. Özel hayatımla ilgili kafa yorgunluğum olmazsa bu konunun bir sorun oluşturacağını sanmıyorum.

Bu son madde ise beni kaygılandırıyor. Uygun ortam, rahatlıkla çalışılacak bir atölye ise, buna sahip değilim. Zaman sıkıntısı çektiğim zamanlarda atölyem hazırdı, ama ne kötü ki kullanacak vaktim yoktu. Şimdi ise vaktim var ama öyle bir mekana sahip değilim. Başlangıç bundan dolayı oldukça zor olacağa benziyor. Malzemeler edindim ama kolay çalışabilecek ancak bir metrekarem var diyebilirim. 'Kolay' kelimesi de fazla aslında. Onun için zor bir başlangıçla bu işe girişeceğim. Sonra gidişatına göre, belki daha büyük hayaller kurabilirim. Sonra da kimbilir...belki bu hayalleri gerçekleştiririm.